5 Haz 2011

Vekilim 'ele bakar' değil vakarla 'ufka bakar' olsun!


Vekilim 'ele bakar' değil vakarla 'ufka bakar' olsun! / 2839 Sayılı Seçim Kanunu


Uzun uzadıya fikir beyan etmeyeceğim. Meramımı ve fikrimi belirtip çıkacağım:

Halihazırdaki seçim sisteminde, Vekil ADAY ADAYLARI ilgili partilere başvurular yaparak ADAY olmak için çırpınır, yaranır ve olmadık yalakalıklar yaparlar kendilerini ADAY yapacak kişilere.Malumunuz bir VEKİLE yakışmaz böyle bir acizlik, aday adayının adayı olsa bile!
Yaranmasa, yalakalık yapmasa seçilme ihtimali düşüktür ki halkın sevip saydığı baş üstünde tuttuğu hakiki vekil zaten bunları yapmaz. Yapmasa dahi altında kalacağı ve taşımak zorunda kalacağı bir minnet taşır.

Velhasıl aday adayları listesinden kendisine en yakın gördüğü adayları seçer o ilgili partinin "Kalın Enseli" kodamanları.
Nihayetinde tamamen keyfidir bu seçim. Halkın talep ettiği hakiki vekil seçilir mi seçilmez mi kısmet işi...
Geneli itibari ile, paritiye, hatta parti başkanına oy veren; vekil adını değil parti amblemini arayan bir milletiz.
Ve seçim ritüelimize göre o başkanların gösterdiği sıralamada, partinin aldığı oy nispetine kadar vekil çıkartabiliyoruz. (Bknz: "1. sıra, 2. sıra... milletvekili") Tamamen kilo hesabıyla..!

***

Ben öneriyorum ki;
Seçimlerde partiler aday belirtmesin.
Her vekil bağımsız bir biçimce aday olsun.
Kendi alınlarının hakkıyla ve halk arasındaki takdirleri ile seçilsin.
Ve o BAĞIMSIZLARIN önünde hiç bir baraj konulmasın.
Zaten konulamazda bu hürriyetin ve teveccühün önüne engel.

Vekillerimiz kimsenin ne yardakçısı nede yalakası olsun, yandaşı veya candaşı olmasın kodamanın tekine!
Alınlarının hakkıyla ve babalar gibi halkın teveccühü ile girsin o meclisin kapısından.

Ve asla ve kat'a herhangibir minnet yükü altında ezilmesin,
Ezilmesin ki o eller o minnet yükü ile kalkmasın,
Halkın teveccühü ile HÜR bir biçimde havalansın!

"Partiler olmasın mı yani" diyeceksiniz.
Olsun efendim olsun...

Hür ve bağımsız bir biçimde seçilen vekiller meclis kapısından girer girmez diledikleri partiye dahil olsun ve dilerlerse icraatlarını toplu olarak, güç ve fikir birliği ile sağlasın.

***

Bu sayede Vekillerimizi, yani Temsilcimizi 'ele bakar' hale sokmak zorunda bırakmayıp gururla ufka bakar halde meclise yollarız
Ve yine aynı güvenle, vakarla temsil ediliriz.
O vekiller ki minnet duyguları, parti kodamanlarına değil halkın teveccühüne karşı olur!

Benim vekilim, temsilcim olacak kişide arayacağım yegane kriterlerden biri;
Hür ve bağımsız olması.
O hürriyet ki vekilimin karakteri ile kaynaşsın bir olsun.
Öylece parmakları havaya kalsın ve hiç bir minnet yükü altında kalmadan sadece "halkın bana verdiği teveccühe dayanarak" deyip haykırsın.

2839 Sayılı Seçim Kanunu baştan aşağıya tekrar incelenerek daha sağlıklı, bağımsız ve demokratik hale getirilmelidir.

Selam ve saygılarımla...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder