25 Nis 2012

Hoşgörü ve diyalog




‎Soruyorlar; "...nasıl bu kadar sakin kalabiliyorsun ve herkese karşı hoşgörü gösteriyorsun?"

...Öncelikle bize zaman ve tarih ve tecrübeler hep gösteriyor ki öfkeyle kalkanın oturuşu hep zararla olmuş. Yani öfke, kin, sinir ile yapılan her hareketin sonucu amaçtan sapıyor. Bu duygular bizi hızlandırsa da yoldan saptırıyor. Sonuca varmak için hızlanmış olsakta bir kere doğrultuyu azıcık saptırdığımızda amaçtan çok uzaklara savrulmuş oluyoruz. 

Bu sebeple, mutlak surette amaca ulaşmayı hedefliyorsak sağlam adımlar atmamız gerek. Yani öfke ile değil sükunetle, kin ile değil hoşgörü ile, sinir ile değil aklı selim ile hareket etmemiz icap ediyor. Karşısındaki insanı öfke, kin ve sinir gibi duygularla ikna etmeye çalışanların karşısında inat, önyargı ve gurur gibi kalın kırmızı duvarlar çıkıyor. Oysa sükunet, hoşgörü ve aklı selim ile hareket edenler gönüllere ulaşmayı başarıyor. 

Bu sebeple sevgili kardeşim eğer bizler gurur dehlizlerine, bataklıklarına düşmek istemiyor; gönül bahçelerine girmek istiyorsak hoşgörü ve diyalogtan asla vazgeçmemeliyiz. 

Muhabbet ve selametle... 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder