14 Nis 2012

Mutluluk Cahilliktir



İlkokulda bir müdür yardımcımız vardı. Her boş derste gelip bizi "cahil" olduğumuzdan dolayı azarlardı. Devamlı cahillikten yakınırdı. Kendisine göre haklı sebebleri vardı elbette. Ama bir lakabı bile oluşmuştu öğrencileri arasında "cahil hoca" diye (duymasın sakın:) O zamanlar pek anlayamamıştım. Fakat şimdi daha iyi anlıyorum bize ne dediğini. Aslında bize cahil demek istemiyordu, bize "mutlusunuz" diyordu! Biz ona "cahil hoca" demek istemiyorduk, sadece "mutsuzsunuz hocam" demeye çalışıyorduk. Çünkü biz bilmediklerimizle mutluyduk fakat o belli ki bildikleri ile mutsuzdu. 



Evet o kadar cahildik ki bir o kadarda mutluyduk. Her geçen dakika ile biraz daha bilinçlendik ve her geçen dakika bir parça mutluluğu da beraberinde götürdü. Her bilgi daha fazla sorumluluk yükledi omzumuza, öğrendiklerimiz daha fazla bulandırdı zihnimizi. 

Doğru, belki cahillikten kurtuluyorduk o sıra ama mutluluğu da kaybediyorduk. Öğrendiğimiz bilgilerle, gözlemlediğimiz olaylarla, yaşadığımız tecrübelerle dünyamız biraz daha büyümeğe başladı. Şimdilerde köşe bucak aradığımız mutluluk ise bu büyüyen dünyamız karşısında biraz daha küçüldü. Eskiden bütün dünyamız mutluluktan oluşurken şimdi yarattığımız bu koca dünyada o mutluluğu arar olduk. 



Seni bilmem ama sanırım mutluluğun sırrı cahillikte. Küçük bir çocuk kadar cahil olmak... 


(Sözün ardı var ama şimdilik burda bırakalım) 




...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder